Ahırdan dereye akan pislik, İstanbul’un...
Reklam

Ahırdan dereye akan pislik, İstanbul'un suyuna mı karışıyor ?

Evlerinin önünden akan dereye, yakınlardaki bir mandıradan karışan gübre mahalle sakinlerini isyan ettirdi. Kötü kokular nedeniyle evlerinde kapı ve pencere dahi açamadıklarını söyleyen mahalle sakinleri; “Korona da neymiş, yetkililer gelip burada çektiğimiz çileyi görsünler” dediler.

Ahırdan dereye akan pislik, İstanbul'un suyuna mı karışıyor ?

Evlerinin önünden akan dereye, yakınlardaki bir mandıradan karışan gübre mahalle sakinlerini isyan ettirdi. Kötü kokular nedeniyle evlerinde kapı ve pencere dahi açamadıklarını söyleyen mahalle sakinleri; “Korona da neymiş, yetkililer gelip burada çektiğimiz çileyi görsünler” dediler.

Reklam
Ahırdan dereye akan pislik, İstanbul'un suyuna mı karışıyor ?
01 Haziran 2020 - 00:15
Reklam
Reklam
Reklam

Evlerinin önünden akan dereye, yakınlardaki bir mandıradan karışan gübre mahalle sakinlerini isyan ettirdi. Kötü kokular nedeniyle evlerinde kapı ve pencere dahi açamadıklarını söyleyen mahalle sakinleri; “Korona da neymiş, yetkililer gelip burada çektiğimiz çileyi görsünler” dediler.
Burası İstanbul Arnavutköy ilçesine bağlı İmrahor Mahallesi.. Mahallenin tam ortasından geçen dereye çevredeki bir ahırdan çıkan gübrelerin ve bazen de ölü hayvan leşlerinin atıldığını söyleyen vatandaşlar, bir zamanlar balıkların yüzdüğü derede şimdilerde hayvan pisliğinin aktığını söylüyor. Koronavirüs ile mücadele kapsamında yetkililerin temizlik ve hijyenin önemine vurgu yaptığını söyleyen mahalleli, dereden mahalleye yayılan ağır koku nedeniyle zor günler yaşıyor. Havaların ısınması ile birlikte evlerinin kapı ve pencerelerini açmaya yeltendiklerinde dereden ağır bir gübre ve hayvan leşi kokusu geldiğini belirten vatandaşlar, “Bu güzelim dere yıllardan beri var. Dereyi besleyen su İmrahor Göleti’nden geliyor. Bu derece eskiden balıklar yüzerdi, şimdilerde ise hayvan gübresi yüzüyor. Hava alamıyoruz. Evimizin penceresini açamıyoruz. İçeriye kötü koku giriyor. İlçe Belediyesi’ne, Büyükşehir Belediyesi’ne, İSKİ’ye defalarca müracaat ettik ancak bir sonuç alamadık” dediler.
İmrahor Göleti’nin hemen yanı başında bulunan mahallede yaşayan ve yaşları 65 üzerinde olan bazı vatandaşlar ise, sokağa çıkma zamanlarında dışarı çıkıp hava almak istediklerini ancak karşılaştıkları manzaranın dereden akan suyla birlikte hayvan gübresi ve leşi ile karşılaştıklarını söylediler.
 
DEREDEN AKAN PİSLİK İSTANBUL’UN İÇME SUYUNA KARIŞIYOR”
 
 “Burada bir çevre felaketi yaşanıyor” diyen Hamdi Ali; “Burası İSKİ’nin kontrolünde. Bu dereden akan su Alibeyköy Barajı’na gidiyor, dolayısıyla da İstanbul’un içme suyuna karışıyor.  Şuan pandemi dönemindeyiz, hijyene önem vermeliyiz ama hijyene bu su ile mi önem vereceğiz. İlçe Belediyesi, Büyükşehir, İSKİ dahil hiç kimse buraya müdahale etmiyor” dedi.
 
“Hayvancılık yapılmasına karşı değiliz” diyen mahalle sakinlerinden Osman Kuru; “İSKİ’nin havza koruma kanunları vardı. Buralara tek bir çivi dahi çakılamazken şimdi burada mandırada hayvancılık yapılıyor. Hem de mahallenin içinden geçen bu dereye tüm pisliklerini ata ata yapıyorlar.  Ahırdan çıkan gübreyi ve tüm pislikleri dereye atıyorlar. Dereden de suya karışarak evimizin önünden geçiyor. Bu kokuyla nasıl yaşayalım. Bu dereden tertemiz su akıyordu. İmrahor Sulama Göleti var. Oradan gelen su bu dereden geçerdi” dedi.
 
“KORONADAN DAHA KÖTÜ DURUMDAYIZ”
Hayvancılığa karşı olmadıklarını söyleyen Ahmet Basatemur en azından bu mandıraların dere kenarından uzaklaştırılması gerektiğini söyledi. Mahallelerinde yaşadıkları sıkıntının koronavirüsten daha kötü olduğunu söyleyen Basatemur, sorunlarının bir an evvel çözülmesini istedi.
Evlerinin hemen yanı başında akan dereden çevreye yayılan ağır koku nedeniyle özellikle havaların da ısınmasıyla birlikte sineklerin istilasına uğradıklarını söyleyen Soner Kuru; “Bu dere kenarına kurulan bu ahırdan bazen ölü hayvanlar bile dereye atılıyor sonra da üzerini gübreyle kapatıyorlar” dedi.
 

Bu haber 519 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum