7 yıl önce fabrikasında rehin alınan iş...
Reklam
Reklam
Reklam

7 yıl önce fabrikasında rehin alınan iş adamı o anları anlattı

Bir dönem, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi şirketi arasında yer alan ve 90 ülkeye ihracat yapan Tümka Kablo A. Ş.’ye 23 Nisan 2013’te baskına gidenlerin yargılandıkları davada karar çıktı.

7 yıl önce fabrikasında rehin alınan iş adamı o anları anlattı

Bir dönem, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi şirketi arasında yer alan ve 90 ülkeye ihracat yapan Tümka Kablo A. Ş.’ye 23 Nisan 2013’te baskına gidenlerin yargılandıkları davada karar çıktı.

Reklam
7 yıl önce fabrikasında rehin alınan iş adamı o anları anlattı
25 Ekim 2019 - 18:25
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Bir dönem ismi Özge Ulusoy, Deniz Akkaya, Şeyma Coşkun ve Hadise ile anılan Ozan Çelik’in de aralarında olduğu 17 sanığa, nitelikli yağmadan hapis cezası verildi. Fabrika binası ise alacaklı konumdaki bir bankaya geçti. Fabrikasında rehin alınan iş adamı Kaan Kasapoğlu o anları  DHA'ya anlattı

YETKİLERİ ELDEN GİDİNCE BÖYLE BİR ZORBALIK YOLUNA GİTTİ

Tümka Kablo Sanayi A.Ş.’nin temeli 1992’de 5 ortak tarafından atıldı. Şirketin ortakları arasında Haşmet Kasapoğlu-Kaan Kasapoğlu, Hakan Okumuş-Hasan Okumuş ve Süha Çimli yer aldı. Tümka zamanla işlerini büyüttü ve ortaklar birkaç yıl içinde Hadımköy’de yeni bir fabrikaya taşındı. Ortaklar arasındaki anlaşmazlık sonrası baskın olayı ile gündeme gelen yaklaşık 180 çalışanı olan fabrika ise iflas etti.

Olayla ilgili Demirören Haber Ajansı’na (DHA) konuşan Tümka Kablo kurucu ortağı ve Fabrika Genel müdürü Kaan Kasapoğlu, " 2013 başlarında, birtakım yolsuzlukların olduğu firmada, finansman ve muhasebe Hakan Okumuş’a bağlıydı. 2013’ün başlarında buralarda bir takım yolsuzlukların olduğu, kanuna aykırı şeyler olduğu hatta naylon faturaların, birtakım yanlış hareketlerin olduğu tespit edildi. Bu genel kurul da gündeme gelince Hakan Okumuş’un yetkileri kısıtlanmaya başladı. Yetkileri elden gidince de böyle bir zorbalıkla yönetimi ve şirketi ele alma yoluna gitti. Bunda da başarılı olamadı.” İfadelerini kullandı.

ONLAR, O SIRADA OTURMUŞ BENİ BEKLİYORLAR…

Olayın olduğu günü anlatan Kaan Kasapoğlu,"“23 Nisan’da fabrikada bir çalışma yok. Yönetim sorunlarından dolayı çok yoğun ve çok zorlu bir dönem geçiriyorduk. Ben de her gün fabrikaya giderek çeşitli şeyleri kontrol ediyordum. Ben aynı zamanda yazılımcıyım. Firmanın yazılımıyla da ilgileniyordum. Ağır Ceza davası ifadelerinden de anlaşılıyor. Onlar o sırada oturmuşlar bir yerde bekliyorlar, benim girdiğimi gördükten sonra zaten oraya geliyorlar. 20 civarı kişi geliyor. Fabrikada bekçiler var. Bekçilerin bir yere ayrılmasını ve birini aramasını engelliyorlar. Ben içeride olmama rağmen kapıyı kırarak giriyorlar. Bunların hepsi kamera görüntülerinde var. Tesadüfen orada hesaba katılmayan Emriyan Atlan adında bir çalışanımız var satış bölümünde. O ertesi günkü işlerini hazırlamak için gelmiş. Büyük bir takdiri ilahidir, tesadüftür. Bu arkadaşımız güvenlik kuvvetlerine, polise haber veriyor ve bu şekilde polisin gelmesini sağlıyor.” dedi.

İÇERİDE BENİ REHİN ALDILAR

Ozan Çelik’i öncesinden tanımadığını ve olay günü gördüğünü belirten Kasapoğlu, Ozan Çelik ve ortaklarının fabrikaya geldiklerinde kendisini toplantı odasına çektiğini iddia ederek sözlerine şöyle devam etti,

“Ağabeyimi (Haşmet Kasapoğlu) aramamı istediler, oraya getirmemi istediler. Özellikle kendi telefonumdan aramamı istediler, yarın şikayet ettiğimde 'kendisi aradı' diyebilmek için. Tehdit ettiler. Odada 6 kişi var, bunlar Hakan Okumuş, Harun Ertaş, Ozan Çelik ve tanımadığım 3 kişi daha vardı. Arkamda duruyorlardı, ‘Ne oldu?’ deyince baskı kuruyorlardı. Ardından polis gelince beni dışarıya çıkartmak zorunda kaldılar. ‘Git toplantı yapıyoruz de yoksa fena yaparız’ dediler. Polise içeride beni rehin aldıklarını söyledim. Kapıyı kırdılar, içeride beni rehin aldılar. Beni dışarı çıkartmaya mecbur kaldılar. Çünkü 155’e giden ihbar 'Kaan Kasapoğlu rehin alındı' şeklinde. Mecburen beni dışarıya çıkartmak zorunda kaldılar.”

Ortakları eskiden beri tanıdıklarını ifade eden Kasapoğlu, şirketin büyümesiyle ve yolsuzlukların olmasıyla aralarında husumet olduğunu belirtti. Kasapoğlu, davanın 23 Ekim tarihinde sonuçlandığını söyleyerek, “Dava yaklaşık 7 yıl sonra sonuçlandı. Hasan Okumuş hariç herkes ceza aldı. Hakan Okumuş ve beraberindekiler ceza aldı. 11 yıl ceza aldılar ama hafifletici nedenler devreye girip 6 yıl 10 ay 15 gün ceza aldılar. Bazı kişiler de indirimler olduktan sonra da 3 yıl ceza aldılar. Hakan Okumuş ve Harun Ertaş 6 yıl 10 ay 15 gün ceza aldılar.”dedi.

OZAN ÇELİK'E DE 6 YIL 10 AY HAPİS

Mahkeme, tüm sanıkların cezalandırılması yönünde karar verdi. Mahkeme, Hasan Lütfü Okumuş, Harun Ertaş, Ahmet Hakan Okumuş, Ozan Çelik, Savaş Maşaoğlu, Kemal Uyan, Yavuz Akyol, Osman Yetkin Odabaş, Sait Özyoldaş, Ali Pala'ya nitelikli yağma suçundan 6 yıl 10 ay 15'er gün hapis cezası verdi. Mahkeme, sanıklar Ercan Saruhanoğlu, Abdullatif Taylan, Ahmet Tekin, Ümit Uyan, Ahmet Doruklu, Yalçın Sönmez'e ise aynı suçtan indirime giderek 3'er yıl 5'er ay hapis cezası verdi.


Bu haber 735 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum