Bugun...


Arnavutköy’lü öğrenciler Kutsal topraklarda
Allah Resulünün yaşadığı mekanları görmek, yürüdüğü yerlerde yürümek, ashabının kabirlerini ziyaret etmek, onlarla ilgili hatıraları yad etmek, vahyin indiği ve tebliğ edildiği kutsal yerlerin havasını solumak her Müslüman’ın en tatlı özlemiydi. Arnavutköy’lü öğrenciler bu özlemlerini İlim Yayma Cemiyeti’nin düzenlediği organizasyonla giderdiler.

facebook-paylas
Tarih: 18-02-2017 00:07
Arnavutköy’lü öğrenciler Kutsal topraklarda
+ -

İlim Yayma Cemiyeti Arnavutköy Şubesi’nin düzenlediği 5. Geleneksel Umre Ödüllü Bilgi Yarışmasının sonucunda okullarında dereceye giren öğrenciler kutsal toprakları ziyaret etti.

Arnavutköy Müftüsü Bahri Şamat’ın okuduğu dualarla Arnavutköy Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Kemal Aygenli, öğrencilerin velileri, önceki yıllarda umreye giden öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Öğrenciler kutsal topraklara adım attıkları ilk andan itibaren büyük bir sevinç yaşadılar.

Müslümanların kıblesi Kâbe’nin bulunduğu ve hac ile umre ibaretlerinin yerine getirildiği Mekke’de ve Medine’de yer alan ve her biri İslam’ın ilk dönemini hatırlatan çeşitli ziyaret edildi. Bunlar arasında Mescid-i Harâm, Arafat, Mina, Müzdelife gibi önemli mekanlar, Cennetü’l-Mualla, Hira ve Sevr Mağaraları, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Kubâ, Mescid-i Kıbleteyn başta olmak üzere çeşitli mescidlercennetü’l baki ve Uhud, Hendek Savaşları’nın cereyan ettiği mekanlara da ziyaret edildi.

İlim Yayma cemiyeti’nin bu yıl 5.cisini düzenlediği Umre ödüllü yarışmayı kazanan öğrencilere mihmandarlık eden İlim Yayma Cemiyeti Arnavutköy Başkanı Mesut Yavuz, izlenimlerini şöyle aktardı;

“Medine’ye girer girmez doğru Mescid-i Nebevi’ye giderek peygamber efendimizi, hemen yanında medfun olan Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’i selamlandı. Türkiye’den selam gönderenlerin selamlarını iletildi. Hicret etmek için gelen kutlu peygamber ve arkadaşlarına evlerini, gönüllerini açan insanların yaşadığı kutlu şehir Medine; malını, mülkünü, işini, aşını, her şeyini kardeşiyle paylaşma erdemini gösteren Peygambere kucak açarak onu koruyan ensar şehir Medine ziyaret edildi. Çünkü bizim için medeniyet, izzet, üstünlük ve örneklik Medine’dir. Medine’de pek çok yeri dolaşarak peygamberimizin izinerastlanıyor. Peygamberimizin inşa ettirdiği ilk mescit Kuba Mescidinde hicretin coşkusunu yaşarken Uhut dağında Hz. Hamza, Mus’ab Bin Umeyr, Abudullah Bin Cahş’ın kabri önünde hüzünlenildi.  Uhutsavaşının yapıldığı yerlerde dolaşırken İ’lay-ı Kelimetullah için asr-ı saadetten günümüze kadar mallarıyla, canlarıyla cihat eden güzide insanları yâd edildi. Umrecilerimiz;rabbimizden bizlere de onlar gibi bir adanmışlık vermesi için niyazda bulunuldu.

Medine’de Osmanlı İzleri
 

Medine’de bulunan Osmanlı eserleri gurbette karşılaşılan hemşeri ferahlığını yaşatır. Özellikle Medine İstasyonu gönül bağlarını tren raylarıyla sağlamlaştırmak isteyen, ecdadımızın yaşayan hatırası olarak dimdik ayakta durur. Medine istasyonu İstanbul’dan, Eskişehir’den, Konya’dan, Urfa’dan, Halep’ten, Şam’dan, Kudüs’ten gelecek yolcularını hiç usanmadan, sabırla bekliyor.

Medine’deki günler sona ererken bir taraftan Fahr-i KainatEfendimiz’den ayrılacak olmanın hüznünü duyarken diğer taraftan Mekke’ye gidecek olmanın heyecanını yaşanıldı. Aynı anda hem hüzün hem de sevinç duygusunun yaşanıldığı böyle çetin bir durumla karşılaşılmamıştı.Mekke’de atılan her adımda kutlu nebinin izleri aranacak, Allah’ın evinde yeniden kulluk sözü verilecek, şahitlik ve iman tazeleyecek olmanın sevinci yaşandı.

Mekke’ye varır varmaz Mescid-il Haram’ın yolunu tutuldu. Kâbe’ye bakmanın da bir ecir olduğunu bilen umrecilerimiz şükürler, tekbirler, dualar eşliğinde Kâbe’nin karşısında durup seyre daldılar. Bir Müslüman için seyretmekten haz duyacağı başka bir güzellik varmıdır?

Kâbe etrafında tavafa, Hacer-i Esved köşesi hizasından ellerimizin avuç içlerini Kâbe’ye dönerek Bismillah Allah’ı Ekber diyerek şavt etmeye başlanıldı, yedi şavtı tamamlandığında tavaf tamamlanmış oldu. Daha sonra Tavafın kabulü için iki rekat namaz kılındık. Zemzem kuyusundan akan su kana kana içildi. Buradan sonra da Safa ve Merve arasında usulüne uygun koşmak, hızlı yürümek anlamına gelen Say yapmaya başlanıldı. Say’dan sonra saçlarkesilerekumre tamamlanmış oldu. Umre dışında Kâbe etrafında birçok tavaf yapıldı.

İlerleyen günlerde ibadetlerin yanı sıra ilk vahiy olan ‘Oku’ emrinin geldiği Hira Mağarası’nı, Peygamber Efendimiz(s.a.v) ve Hz. Ebu Bekir’in Medine’ye hicret ederken sığındıkları Sevr Mağarası’nı, Arafat’ı ve Cennet’ül Mualla ziyaret edildi.

Ayrılık vakti gelip çattı. Dolu dolu 12 gün geçirilen kutlu topraklardan ayrılma vakti geldi. Sevda şehri İstanbul’dan muhabbet şehri Medine’ye oradan inancın şehri Mekke’ye gelindi.

Buradan ayrılıyor olmak gerçekten kelimelerle ifade edilemeyecek türden bir ağırlık verir insana. Her insanın mutlaka ve mutlaka hayatında yaşaması gereken en güzel manevi duyguların başlangıcı, aynı zamanda bitiş noktasıdır Medine ve Mekke.




Bu haber 4714 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR HABERLER
YUKARI